|
Yeniden Merhaba;
Ülke gündeminde bir süredir yerini koruyan 29 Mart yerel seçim süreci sonuçlandı ve gündemden yavaşça çıkmaya başladı. Uzunca süren bu seçim sürecinde çocuklarımızı ve onlarla ilgili olarak yapmamız gerekenleri ne yazık ki yeterince gündeme taşıyamadık.
Ama umudumuz ve olanaklarımız tükenmedi. Önümüzdeki haftalarda dünyada bir ilk olan M. Kemal Atatürk'ün Türkiye ve Dünya çocuklarına armağan ettiği bayramı kutlama ve bu nedenle de çocuklarımızı bir kez daha ülke gündemine taşıma fırsatımız olacak. Bu fırsatı da çocukları devletin önemli makamlarına ait koltuklara göstermelik olarak oturtacağız ve bunu da çocuklarımızın nelere layık olduğunu ispatlamaya çalışan bir ikiyüzlülük içinde yaparak bu günleri heba edeceğiz ne yazık ki.
Bu kadar güzel düşünülmüş bir günün göstermelik törenlerle ve bu törenlerde yağmur altında (veya güneş altında) saatlerce beklettiğimiz çocuklarımızın duygularını körleştirerek veya nefrete dönüştürerek bayramın amacını tahrip etmiş olmayacak mıyız?
Çocuğa ayırdığımız bu gün veya haftada bir birey olan çocuğun haklarını temel alan bir anlayışın öne çıkartılması dileğimizdir.
Böyle bir umut var mı? İşte bu sorunun cevabı ne yazık ki pek olumlu gözükmüyor. Bir tarafta sayıları yüzlerle ifade edilen çocuklarımız, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmenin ruhuna aykırı olarak düzenlenen yasa maddeleri ile yargılanıp ceza ev-ne atılıyor. Bir taraftan da özellikle ayrımcılığa maruz kalmış binlerce çocuğumuza uzun yıllardır yardım elini uzatan kişi ve kurumlar anlamsız suçlamalarla zan altında bırakılıp çocuklarımıza yönelik olumlu adımlar atmaya çalışan sivil toplum kuruluşları ve kişilere gözdağı veriliyor.
Klasik 23 Nisan kutlamalarından vazgeçilerek çocuğun gerçek bir özne olarak yer bulabileceği, geliştiren, dönüştüren ve çocukların gerçek anlamda katılımını gerçekleştiren ortamların sağlanması dileğimizdir.
Aydınlığa yüzünü dönmüş çocuklar, bu ülkenin geleceği sizsiniz. Bayramınız kutlu olsun. Celal MUSAOĞLU |
|
|
|
JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL |