|
AĞAÇLARIMIZI TANIYALIM: DİŞBUDAKLAR (Fraxinus L.) |
|
|
|
|
Haziran 2009
|
|
Bu cinsin Kuzey Yarımküre’nin ılıman ve nemli bölgelerinde 65 türü yetişmektedir. Tüysü yapraklarını kışın döken, ağaçlardır. Kahverengi, siyah veya boz renkli tomurcukların sürgüne dizilişi karşılıklıdır. Saf ormanlar oluşturabildiği gibi öteki ağaç türleri ile karışık ormanlar da oluşturabilmektedir. Demirköy-İğneada, Sakarya- Süleymaniye ve Sinop’ta subasar (1) dişbudak ormanları vardır. Genellikle rutubetli derin topraklarda iyi gelişme göstermelerine karşın kurak ve soğuk iklim koşullarına da uyum sağlayan türleri bulunmaktadır. Hızlı gelişen ağaç türleri arasında sayılır. Devamı => |
|
|
AĞAÇLARIMIZI TANIYALIM: AKÇAAĞAÇ (Acer L.) |
|
|
|
|
Mayıs 2009
|
Çoğunlukla kışın yaprağının döken, saf orman oluşturmasa da karışık orman yapıları içinde rastlanan bu cinsin; yeryüzünde 100 türü, ülkemizde ise 11 türü doğal olarak yetişmektedir. Yaprak biçimleri sade, loplu (çınar gibi parçalı) veya tüysü olabilmekte, bazı türlerin koparılan yaprak saplarından süt (latex) çıkmaktadır. Gövde kabuğu genç yaşlarda düzgün, pürüzsüz iken ileri yaşlarda çatlaklıdır. Kimi türlerin çiçekleri erselik olmasına karşın kimi türlerde erkek ve dişi çiçekler ayrı bireylerde bulunabilmektedir. Genellikle ikili olarak bulunan meyveleri kanatlıdır. Pervanenin akçaağacın kanatlı tohumlarından esinlenerek icat edildiği söylenir. Akçaağaçlar; tohum kanatları arasındaki açıya, yaprak biçimi ve büyüklüğüne, saplarının rengi, büyüklüğü ve süt çıkıp çıkmamasına göre birbirinden ayrılabilmektedir. Genellikle odunları sert, ağır, dayanıklı ve beyazdır. Bu nedenle mobilyadan el sanatları yapımına değin geniş bir kullanım alanı vardır.
Devamı => |
|
AĞAÇLARIMIZI TANIYALIM: ANIT AĞAÇLAR |
|
|
|
|
Nisan 2009
|
|
Tarihsel bir olayın veya kişinin gelecek kuşaklara anlatıla-bilmesi amacıyla yapılmış, belirgin bir büyüklükteki simgesel yapıt; anıt olarak tanımlanır. Böyle olunca, insanın tasarladığı, taş, beton, metal gibi maddelerden yapılmış çeşitli renklerde, çeşitli boyut ve biçimlerde yapılmış cansız kütle söz konusudur. Anıt ağaç ise insan tasarımı ve yapımı olmadan yüzlerce yıldan bu yana yaşamakta olan canlı bir kütle. Bir özelliği de; kendi türünden olan öteki ağaçlardan farklı olması. Anıt ağaç, Amerika ve Avrupa ülkelerinde uzunca bir zamadır bilinmekte ve önem verilmektedir. Bizde ise yeni sayılabilecek bir konudur. Bu yüzden yurdumuzdaki anıt ağaçların tümü belirlenebilmiş değildir. Belirlenmemiş olması bir yana anıt ağaç niteliğinde olan varlıklar, bilgisiz ve sorumsuz kişilerce kesilebilmektedir. %90'dan çoğu doğal olan ormanlarımızdaki anıt niteliğinde ağaçların, sorumsuzca yok edildiği bir gerçektir. Her şeye karşın sapa yerlerdeki ormanlarda ve çeşitli gerekçelerle kutsal sayılan yerlerde çok sayıda anıt ağaç belirlenmiştir. Yapılacak araştırmalarla varlıkları saptanabilecek çok ağaç olduğu tahmin edilmektedir. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çevre ve Orman Bakanlığı' nın anıt ağaç verileri çok farklıdır. Bu ağaçların bulunduğu yer, türü, yaş, çap, boy gibi bilgilerine ulaşmak olanaksız gibidir. Devamı... |
|
|
|
|
|