|
Haziran 2009
|
|
Zamanın başlangıcından beri kadının doğum eylemi ve doğum sırasında yaşadıklarını tanımlamak doğal doğum kavramını da tanımlayacaktır. Yaklaşık 300 yıl önce ortaya çıkan yenilikler kadının doğum sırasında yatağa uzanması, doğumun bir başkası tarafından yönlendirilmesi ve bebeğin doğurtulması şeklindeki modern doğum kavramını yaratmıştır. Devamı => |
|
|
DOĞUM AĞRILI MI, AĞRISIZ MI OLMALI? |
|
|
|
|
Mayıs 2009
|
|
Doğal doğum ile epidural anestezi ile doğum karşılaştırıldığında... Anne adaylarının doğum şekliyle ilgili fi kirleri birbirlerinden çok farklı olmaktadır. Yeni bir kavram olmayan doğal doğum bilinen zamanın başlangıcından beri kadınların doğum anında yaşadıklarını tanımlar. Yanlızca 300 yıl önceki Fransa’da forsepsin bulunmasıyla kadının doğum sırasında birisinden yardım alması ve bebeğin doğması değil doğurtulması ifadesi ortaya çıkmıştır. Modern doğum biliminin ortaya çıkması sonucunda doğum çoğu kadın için bir hastanede gerçekleştirilen tıbbi bir olay halini almıştır. Bazıları 21. yüzyılda doğum yaparken acı çekmeye ne gerek var, diyerek mümkün olan her türlü ağrı engelleyici yöntemin kullanılmasını isterken bazıları da kadınlar binlerce yıldır ağrı ile doğum yapmaktalar, ben de bunu yaşamak ve bununla başa çıkmak istiyorum, demektedir. Bu yaklaşımların hangisi doğrudur, sorusunu yanıtlamak zordur. Ancak kişisel beklentiler ve değer yargıları, psikolojik olarak neye hazır olmak gerektiğini belirlemektedir. Devamı =>
|
|
Nisan 2009
|
|
Bebeğe doğrudan bir müdahele olmaksızın ve özellikle de radyasyon içermeksizin yapılan bir inceleme olan ultra-sonografi bebeğin kendisini ekranda görmek, onun hareket etmesini izlemek ya da yutma, emme ya da solunum yap-masını gözlemek anne-baba adayları için bebeğin hayali bir kavram olmaktan çıkıp elle tutulur bir gerçek halini almasını sağlamaktadır. Devamı... |
|
|
|
|
|